Bundan böyle her ay sizlere  “Matbah Dergisi”inde sivri dişlerim ve uyuşturan nefesimle ısırganlığımı bu köşeden hissettireceğim.

Evet,  fare kimi ülkelerde tanrı yerine konulsa da insanoğlu için çok sevimli olmayan ve rahatsız olunan bir canlı. Aslında fare deyip geçmeyin… Birçok özelliği var… Mesela avını uyuşturarak yemesi gibi… Türkiye’deki “Gastronomi” anlayışıyla fazlasıyla örtüşmüyor mu, sizce de?

Sektör aşçıyı, aşçıda  sektörü uyuşturduğunu sanıp, bu farkındasızlıkla amaçsız, gayesiz, ilkel, hiçbir önemi olmayan birçok “sosyal sorumluluk” ya da “etkinlik” ile  çok fazla  para, sektöre hizmet mantığıyla eriyip gidiyor.

Bu yazıdan sonra, etkinlik yapanlar ve etkinliklere “sponsor” mantığı ile para döken kişiler, sadece bu yıl için yaptıklarını gözden geçirirlerse  “köyün delisi”nin   bir tek   ben olmadığım ayyuka çıkacaktır.

Böyle bir açılış yazısından sonra  birkaç örnekleme ile ne demek istediğimi gelin birlikte anlayalım;

“Aşçı Şapkası Sanat Etkinliği”… Bu etkinlikle sektörde önemli bir yere  sahip firmanın logosu var. Sonuç benim açımdan koca bir  HİÇ…

Ya sizce? 

” Genç Aşçılar Aşçılar Yarışması”… Türkiye’de sayısı neredeyse binlere yaklaşan her dernek, bu  başlık altında etkinlik yapıyor. Ama böyle bir etkinlikte ülkenin Kültür ve Turizm Bakanlığı, sektörün “STK”larının hiçbir destek yazısını, logosunu görmüyoruz. Yarışmalar da mantık, 20 liseli genci bir araya toplayıp “hadi bakalım yapın yemekleri. Abileriniz size 1,2,3,4,5,6,7,8,9.unculuk  ödüllerini verecek. 10.uncu da filanca  firmamızın desteği ile 2 kişilik bir yemek kazanacak” 

“Uluslararası Yemek Yarışması”… Adı üstünde “uluslararası”, tabii  jüri “Yalova Kaymakamı”… Bu ismi kullanmak cesaret, “Uluslararası Yemek Yarışması”nı Türkiye’nin 100 bin nüfuslu bir ilinde yapmak  ise “deli cesareti”… 

Aslında saymakla bitmez, tamam bitiriyorum. “Matbah Faresi” olarak Temmuz ayında çıkacak “Matbah Dergisi”nin “Matbah Faresi” adlı etkinliğine desteklerinizi ve tabii ki sponsorluklarınızı bekleriz…